Skip to main content

Kişinin kendisine, bir başkasına, grup veya topluluğa yönelik kasten uyguladığı ve ölüm, yaralanma, gelişimsel bozukluk ve psikolojik zarara yol açan veya açması olası fiziksel güç ve tehdittir. (DSÖ, 2002)  

Kadına yönelik şiddet ise ister kamusal isterse özel alanda yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakmaktır.

(Birleşmiş Milletler, Kadınlara Karşı Şiddetin Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri, 1993) Kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsi yete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve Kanunda şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranış kadına yönelik şiddet olarak tanımlanmıştır.(Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 6284)

Bedensel güç veya üstünlük, bir şiddet aracı olarak kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak veya cezalandırmak amacıyla kullanılıyorsa “fiziksel şiddet” söz konusudur. Bu şiddet biçimi, fiziksel üstünlük kurarak, bedene temas ederek ya da eşya kullanarak uygulanabilir.

Yumruk atmak, tokat atmak, ısırmak, boğmak, tekmelemek, bıçakla yaralamak, kafasına sandalye fırlatmak gibi eylemler fiziksel temas içeren şiddet biçimlerine örnektir. Bunun yanı sıra bağırmak, yumrukla tehdit etmek, korkutucu şekilde bakmak, kapıyı tekmelemek, eşya kırmak, sağlık sorunları olduğunda doktora gitmesine izin vermemek gibi davranışlar da sindirmek amacıyla kullanılan fiziksel şiddet örneklerindendir.

Duygusal güç veya ihtiyaçlar, kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla şiddet aracı olarak kullanılıyorsa “psikolojik şiddet” söz konusudur.

Fiziksel şiddetin aksine psikolojik şiddeti tanımlamak daha zordur. Her psikolojik şiddet ilişkisinde fiziksel şiddet olmayabilir; ancak fiziksel şiddetin bulunduğu her ilişkide mutlaka psikolojik şiddetin de bazı öğeleri vardır. Çoğu zaman önce psikolojik şiddet başlar, tecritle birleşen yoğun baskılar, fiziksel şiddetin uyarıcısı olabilir.

Cinselliğin, kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak ya da cezalandırmak amacıyla kullanılması “cinsel şiddet”tir. Kadınlar, çoğunlukla fiziksel şiddetin ardından cinsel şiddete maruz kalırlar. Ancak utanç ve suçluluk duyguları nedeniyle yaşadıklarını açıklayamazlar. Bu yüzden, evlilik içinde ve dışında çok yaygın olmasına rağmen araştırmalarda cinsel şiddet oranı olduğundan düşük görünür.

Cinsel şiddet; tecavüz etmek, cinsel ilişkiye zorlamak, istemediği pozisyonlara zorlamak, “hayır” demesini dikkate almamak, hoyratça ilişkiye girmek, zorla ilaç/alkol kullandırmak, seks işçiliğine veya başkalarıyla ilişkiye zorlamak, rızasız fotoğraf/video çekmek ve yaymak, teşhircilik yapmak, pornografik içeriklere maruz bırakmak, cinselliği ceza veya ödül aracı olarak kullanmak, sözlü ve fiziksel taciz gibi çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir.

Maddi güç ve üstünlüğün, kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak veya cezalandırmak amacıyla kullanılması “ekonomik şiddet”tir.

Kadının çalışmasına, meslek edinmesine, okul veya kurs bitirmesine, işinde yükselmesine engel olmak; gelir ve birikimine el koymak; borçlandırmak (örneğin kadının adına kredi çekmek, senet imzalatmak, kredi kartını kullanmak); para biriktirmesini, hesap açmasını veya yatırım yapmasını engellemek yaygın ekonomik şiddet biçimleridir. Ayrıca düşük miktarda harçlık vererek yaşamını sürdürmeye zorlamak, para için yalvartmak, gelirini sömürmek, ihtiyaçlarını keyfi biçimde karşılamak ve bu süreçte psikolojik ya da fiziksel baskı uygulamak da ekonomik şiddet örneklerindendir.

Teknolojik araçların kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak veya cezalandırmak amacıyla kullanılması “dijital şiddet” olarak tanımlanır. Son yıllarda sosyal medya ve dijital iletişim araçlarıyla yaygınlaşan bu şiddet biçimi, kadının 7/24 gözetlenmesine ve takip edilmesine dayanır.

Dijital şiddet; ısrarlı mesaj ve aramalar, akıllı telefon uygulamalarıyla izleme, özel bilgileri izinsiz paylaşma, çıplak fotoğraf ya da görüntüleri çekmek veya yaymakla tehdit etmek, sosyal medya hesaplarını karıştırmak, tehdit ve hakaret içeren paylaşımlar yapmak gibi yollarla gerçekleşir. Aynı zamanda gizli kamera kayıtları, pornografik içeriklere zorlama ya da rızasız dijital içerik paylaşımı da dijital şiddet biçimlerindendir.

Çok sayıda ergen ve genç kadın, erkek arkadaşlarından gördükleri şiddeti fark etmekte ve anlamlandırmakta zorluk çeker. Flört şiddeti, korkutucu ve kafa karıştırıcı bir deneyimdir. İlişkinin “çift” olarak tanımlanmasının ardından, erkeğin kadını kontrol etmeyi bir “hak” olarak görmesi ve onun adına kararlar almaya başlamasıyla başlar.

Bu süreçte tehditler artabilir, kadının sosyal aktiviteleri ve arkadaş çevresi kısıtlanabilir, ciddi bir izolasyon yaşanabilir. Toplumsal baskılar (“mutlaka sevgilin olmalı” gibi) ve terk edilme korkusu da genç kadınların erkek arkadaşlarının şiddetine boyun eğmesine yol açar. Flört şiddeti böylece hem duygusal hem sosyal alanda kadını baskı altına alır.